Ara
malevolent
Örnekler
The malevolent neighbor spread false rumors to damage her reputation.
Kötü niyetli komşu, itibarını zedelemek için yalan söylentiler yaydı.
02
uğursuz
having or exerting a harmful or injurious influence
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most malevolent
karşılaştırma derecesi
more malevolent
derecelendirilebilir
Örnekler
The storm had a malevolent effect on the village, destroying crops and homes.
Fırtınanın köy üzerinde kötü niyetli bir etkisi oldu, ekinleri ve evleri yok etti.
Leksikal Ağaç
malevolently
malevolent
malevol



























