Ara
to lump
01
yığmak, biriktirmek
to put things together without sorting or organizing them carefully
Transitive: to lump sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
lump
3. tekil kişi
lumps
şimdiki zaman ortacı
lumping
basit geçmiş zaman
lumped
geçmiş zaman ortacı
lumped
Örnekler
The children lumped their toys into a single pile, making it difficult to find specific items later.
Çocuklar oyuncaklarını tek bir yığın halinde topladılar, bu da daha sonra belirli eşyaları bulmayı zorlaştırdı.
02
gruplandırmak, toplamak
to group plants or animals together without paying attention to small differences between them
Transitive: to lump plants or animals
Örnekler
The biologist lumped the various species of birds into one category.
Biyolog, çeşitli kuş türlerini bir kategori altında topladı.
Lump
01
parça, topak
a compact mass of material gathered or stuck together
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
lumps
Örnekler
He stirred a lump of sugar into his tea.
Çayına bir parça şeker karıştırdı.
02
parça, kütle
a large, roughly shaped piece or portion of something without a defined form
Örnekler
He picked up a lump of bread and tore it in half.
Bir topak ekmek aldı ve onu ikiye ayırdı.
03
ahmak, sakar
a clumsy or dull-witted person
Örnekler
Don't just sit there like a lump—help me out.
Orada bir ahmak gibi oturma—bana yardım et.
04
şişlik
a swollen area under the skin, usually caused by a sickness or injury
Örnekler
A lump is a localized swelling or protuberance that can be felt under the skin or within the body.
Bir yumru, cilt altında veya vücut içinde hissedilebilen lokalize bir şişlik veya çıkıntıdır.
Leksikal Ağaç
lumper
lump



























