listen in
list
ˈlɪs
lis
en
ən
en
in
ɪn
in
British pronunciation
/lˈɪsən ˈɪn/

"listen in"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to listen in
[phrase form: listen]
01

gizlice dinlemek, kulak misafiri olmak

to secretly listen to a conversation without the knowledge or consent of the participants
Intransitive
Transitive: to listen in on a conversation
to listen in definition and meaning
example
Örnekler
The undercover agent listened in on the criminals' conversation, hoping to gather evidence for their arrest.
Gizli ajan, suçluların konuşmasını dinledi, onların tutuklanması için kanıt toplamayı umuyordu.
02

başkasının konuşmasını dinlemek

to listen to a conversation or communication without participating
Intransitive
Transitive: to listen in on a conversation
to listen in definition and meaning
example
Örnekler
Would you be open to me joining the meeting and listening in?
Toplantıya katılıp dinlememe açık mısınız?
03

yayın dinlemek

to listen to a radio program
Transitive: to listen in to a radio program
Intransitive
example
Örnekler
The old man enjoys listening in to his favorite radio programs.
Yaşlı adam en sevdiği radyo programlarını dinlemekten hoşlanır.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store