Ara
knowledgeable
01
bilgili
having a lot of information or expertise in a particular subject or field
Örnekler
Our tour guide was knowledgeable about the local wildlife, identifying various species of birds and mammals along the trail.
Tur rehberimiz yerel yaban hayatı hakkında bilgiliydi, patika boyunca çeşitli kuş ve memeli türlerini tanımladı.
02
bilgili, alim
well educated or highly learned in general or specialized areas
Örnekler
The scientist is knowledgeable in advanced physics.
Bilim insanı ileri fizikte bilgilidir.
03
bilgili, haberdar
alert, informed, and aware of current events or developments
Örnekler
A knowledgeable citizen can make informed decisions.
Bilgili bir vatandaş bilinçli kararlar verebilir.
Leksikal Ağaç
knowledgeability
knowledgeableness
unknowledgeable
knowledgeable
knowledge
know



























