Ara
to keep on
01
devam etmek
to continue an action or state without interruption
Transitive: to keep on doing sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
on
temel fiil
keep
şimdiki zaman
keep on
3. tekil kişi
keeps on
şimdiki zaman ortacı
keeping on
basit geçmiş zaman
kept on
geçmiş zaman ortacı
kept on
Örnekler
The engine kept on running smoothly despite the long journey.
Motor, uzun yolculuğa rağmen sorunsuz bir şekilde çalışmaya devam etti.
02
tutmak, işte tutmak
to continue employing someone
Transitive: to keep on an employee
Örnekler
She was relieved when her supervisor chose to keep her on for another year.
Amiri onu bir yıl daha tutmayı seçtiğinde rahatladı.
03
kiralamaya devam etmek, kirada tutmak
to continue renting a house, apartment, or other property
Transitive: to keep on a property
Örnekler
They wanted to keep the cottage on and use it as a weekend getaway.
Kulübeyi kiralamaya devam etmek ve onu hafta sonu kaçamağı olarak kullanmak istediler.
04
üzerinde durmak, ısrar etmek
to persistently talk to a person about something or someone, often in an annoying manner
Intransitive: to keep on at sb | to keep on about sth
Örnekler
I wish he would n't keep on about his dietary habits during every meal.
Keşke her yemekte beslenme alışkanlıkları hakkında ısrar etmese.



























