y chromosomeyield
y chromosomeyield
y chromosome[n]

y kromozomu

y-axis[n]

y ekseni,dikey eksen

y-turn[n]

Y dönüşü,Y manevrası

yabby[v]

hakaret etmek,saygısızlık etmek

yacht[n][v]

yat • yat ile gezintiye çıkmak,yat yarışı yapmak

yack[v]

kusmak,çıkarmak

yada yada[adj]

bla bla,falan filan

yahoo[n]

Yahoo, web'de bilgi, haber, görüntü, ürün, finans bulan yaygın olarak kullanılan bir arama motoru,Yahoo, internet üzerinden bilgi, haber, fotoğraf, ürün, finansal veri bulmak için sıkça kullanılan bir arama aracı

yahtzee[n]

Yahtzee oyunu

yak[v][n]

dur durak konuşmak,gevelemek • tibet sığırı

yakiniku[n]

yakiniku

yakisoba[n]

yakisoba

yakitori[n]

yakitori

yaksik[n]

yaksik

yam[n]

yam

yammer[v]

havlamak,sürekli ulamak

yampy[adj][n]

çılgın,deli • deli,çılgın

yaniv[n]

Yaniv (kart oyunu)

yank[n][v]

bir Yanki,bir Kuzeyli • ani bir hareketle çekmek,koparmak

yank chain[phrase]

birini işletmek

yankee dutch crossing[n]

Yankee Dutch crossing dansı

yanomami[adj]

Yanomami

yap[v][n]

gevezelik etmek • çene,geveze ağız

yapper[n]

geveze,çenebaz

yard[n]

yarda

yardmaster[n]

depo şefi,istasyon ustası

yardstick[n]

ölçüt,kriter

yardwork[n]

bahçe işleri

yarmulke[n]

kipa,Yahudi takkesi

yarn[n][v]

iplik,yün • hikaye anlatmak,uydurmak

yarrow[n]

civanperçemi

yashmac[n]

yaşmak,Müslüman kadınların taktığı yüz örtüsü

yashmak[n]

yaşmak

yassify[v]

güzelleştirmek,şıklaştırmak

yawl[n][v]

bir yawl,iki direkli küçük bir tekne • ulumak,bağırmak

yawn[v][n]

esnemek • esneme,istemsiz esneme

yawning[adj][n]

esneyen,ağzı açık • esneme,esneme eylemi

yawning gap[n]

esneyen boşluk,uçurum

yaws[n]

yaws,frambezi

yay[n]

Tai dillerinin bir dalı,Tai dillerinin bir alt bölümü

ye[pron]

siz,sizler

yeah[adv]

sadece bu değil, aynı zamanda,yalnızca bu değil, aynı zamanda

year[n]

yıl

year in year out[phrase]
year-long[adj]

bir yıl süren,yıllık

year-round[adj]

tüm yıl boyunca

yearbook[n]

yıllık

yearling[n]

bir yaşında hayvan

yearlong[adj]

bir yıllık

yearly[adv][adj][n]

yılda bir • yıllık • yıllık,yıllık yayın

yearn[v]

arzulamak

yearning[n]

hasret

yeast[n]

maya

yeast bread[n]

ekmek mayası

yeast extract[n]

maya özütü

yeasty[adj]

mayalı

yell[v][n]

bağırmak • haykırış

yell out[v]

bağırmak,haykırmak

yellow[adj][n][v]

sarı • sarı • sarılaşmak,sarıya dönmek

yellow belt[n]

sarı kuşak,temel yeterlilik sarı kuşak

yellow card[n]

sarı kart,uyarı

yellow curry[n]

yellow curry

yellow delicious[n]

Yellow Delicious,Sarı Lezzetli

yellow fever[n]

sarıhumma

yellow jacket[n]

vespula

yellow journalism[n]

sansasyonel gazetecilik

yellow light[n]

sarı ışık,sarı sinyal

yellow pages[n]

telefon rehberi

yellow streak[n]

korkaklık

yellow trap[n]

sarı tuzak,sarı tuzak durumu

yellow turnip[n]

sarı şalgam,rutabaga

yellow-back[n]

sarı kapaklı kitaplar

yellow-bellied[adj]

korkak,ödlek

yellow-bellied terrapin[n]

sarı karınlı su kaplumbağası,sarı karınlı terrapin

yellow-gray[adj]

sarımsı gri

yellow-green[adj]

sarımsı yeşil

yellow-orange[adj]

sarımsı turuncu

yellowhammer[n]

sarı kiraz kuşu

yellowhead[n]

sarı başlı küçük bir kuş

yellowish-orange[adj]

sarımsı turuncu,sarı tonlu turuncu

yellowness[n]

sarılık

yellowtail[n]

sarıkanat

yelp[v][n]

havlamak • bir çığlık,keskin bir ses

yemen[n]

Yemen,Yemen Cumhuriyeti

yen[n][v]

yen • özlemek,hasret çekmek

yeppers[interj]

Evetçiğim,Tabikide

yer one[n]

bir kişi,bir birey

yes[n]

bir evet,bir onay

yes-man[n]

evet efendimci

yes-no question[n]

evet-hayır sorusu

yeshiva[n]

yeşiva,Talmud okulu

yesterday[adv][n][adj]

dün • dün • dün sabah,dün akşam

yesterday's man[phrase]

devri geçmiş biri

yesteryear[n]

geçmiş zaman,eski günler

yet[adv][conj]

henüz • yine de

yeti[n]

yeti

yggdrasil[n]

Yggdrasill ağacı

yid[n]

yahudi,musevi

yiddish[n]

Yidişce

yield[v][n]

sebep olmak • gelir

LanGeek
Uygulamayı İndir