kingdomkneeling
kingdomkneeling
kingdom[n]

krallık

kingfisher[n]

yalıçapkını

kink[n][v]

zorluk,kusur • kıvrım oluşturmak,bükmek

kink up[v]

sıkıca kıvırmak,sıkıca bukle yapmak

kinkajou[n]

kinkaju

kinky[adj]

sapkın,anormal

kino-eye[n]

sinema-göz

kinship[n]

yakınlık

kinyarwanda[n]

Kinyarwanda dili,Kinyarwanca

kiosk[n]

büfe

kip[n][v]

kip,sırt hareketi • kestirmek,şekerleme yapmak

kip down[v]

uyumaya hazırlanmak,yatmak

kipper[n]

tuzlanıp tütsülenmiş ringa balığı

kipper tie[n]

kalın kravat

kippered herring[n]

kipper ringa balığı,tuzlanmış ve tütsülenmiş ringa balığı

kirigami[n]

kirigami

kirsch[n]

kirsch

kiss[v][n]

öpmek • öpücük

kiss and make up[phrase]

barışmak

kiss and tell[phrase]

özeli ortaya dökmek

kiss arse[phrase]
kiss ass[phrase]

yalakalık yapmak

kiss ass goodbye[phrase]

en kötüsüne hazırlanmak

kiss goodbye[phrase]

bir şeyden ümidi kesmek

kiss it better[phrase]

öpüp geçmesini sağlamak

kiss of death[phrase]

ölümcül darbe

kiss of life[n]

suni solunumu,yapay solunum

kiss up to[phrase]
kissel[n]

kisel

kisser[n]

surat,çehre

kissie[n]

öpücük,sevgi dolu öpücük

kit[n][v]

kit,takım • donatmak, sağlamak

kit car[n]

kit araba,kit car

kit fox[n]

cüce tilki

kitchen[n]

mutfak

kitchen cabinet[n]

mutfak dolabı

kitchen hand[n]

mutfak yardımcısı,bulaşıkçı

kitchen hood[n]

davlumbaz

kitchen island[n]

mutfak adası

kitchen mill[n]

mutfak değirmeni,mutfak öğütücüsü

kitchen porter[n]

mutfak elemanı

kitchen roll[n]

mutfak kağıdı,emici kağıt

kitchen scale[n]

mutfak terazisi,yemek tartısı

kitchen scissors[n]

mutfak makası

kitchen shears[n]

mutfak makası,mutfak makasları

kitchen table[n]

mutfak masası

kitchen timer[n]

mutfak zamanlayıcısı,mutfak kronometresi

kitchenette[n]

mini mutfak,küçük mutfak

kitchenware[n]

mutfak malzemeleri

kite[n][v]

uçurtma • uçurtma uçurmak,uçurtma uçurtmak

kite aerial photography[n]

uçurtmalı hava fotoğrafçılığı

kiteboard[n]

kitesurf tahtası,kiteboard

kiteboarding[n]

kitesörf,uçurtma sörfü

kitesurfing[n]

uçurtma sörfü

kiting[n]

uçurtma uçurma,uçurtma uçurma eylemi

kitteh[n]

kedicik,minnoş

kittel[n]

Yahudilerin giydikleri beyaz giysi

kitten[n][v]

yavru kedi • yavrulamak,kedi yavrulamak

kitten heel[n]

kedi topuk ayakkabı

kittiwake[n]

kara ayaklı martı

kitty[n]

kedicik

kitty puncher[n]

kedi yumruklayıcı,minnak yumruklayıcı

kitty-cat[n]

ev kedisi

kiwi[n]

kivi

kiwi fruit[n]

kivi

kizomba[n]

Kizomba dansı

klaberjass[n]

Klaberjass kart oyunu

klap[v]

vurmak,dövmek

kleptocracy[n]

kleptokrasi,hırsızların yönetimi

kleptomania[n]

kleptomani

kleptomaniac[n]

kleptoman

klezmer[n]

klezmer müziği

klinefelter syndrome[n]

Klinefelter sendromu

klipspringer[n]

afrika kaya antilobu

kluai buat chi[n]

kluai buat chi

klutz[n]

sakar,beceriksiz

knack[n]

beceri

knacked[adj]

bitkin,yorgun

knackered[adj]

bitkin,tükenmiş

knafeh[n]

künefe

knapsack[n]

sırt çantası

knave[n]

vale

knavery[n]

soytarılık

knavishly[adv]

düzenbazca,kurnazca

knead[v]

yoğurmak

kneaded eraser[n]

hamur silgi

knee[n]

diz

knee breeches[n]

diz üstü pantolon,kısa pantolon

knee jerk[n][adj]

diz kapağı refleksi,patellar refleks • otomatik,tahmin edilebilir

knee joint[n]

diz eklemi,diz mafsalı

knee pad[n]

dizlik,diz koruyucu

knee-hi[n]

diz altı çorap,dize kadar çorap

knee-high[n][adj]

diz hizası çorap • diz boyu,diz yüksekliğinde

knee-high to a grasshopper[phrase]

çok küçük

knee-length[adj]

diz boyu,dize kadar uzanan

kneeboard[n]

diz tahtası,kneeboard

kneeboarding[n]

dizüstü sörf,kneeboarding

kneecap[n][v]

diz kapağı • diz kapağına ateş etmek,diz kapağını vurmak

kneel[v][n]

diz çökmek • diz çökme,diz üstü duruş

kneeling[n]

diz çökme,diz üstü duruş

LanGeek
Uygulamayı İndir