kick the tireskingbird
kick the tireskingbird
kick the tires[phrase]

iyice incelemek

kick up[v][n]

artırmak,yükseltmek • amuda kalkış,el üstü duruşa geçiş hareketi

kick up a fuss[phrase]

ortalığı ayağa kaldırmak

kick up heels[phrase]

doyasıya eğlenmek

kick with[v]

takılmak,vakit geçirmek

kick-ass[adj]

başarılı

kick-step[n]

tekme-adım hareketi

kickback[n]

rüşvet,yasadışı komisyon

kickball[n]

futbolla beysbol karışımı bir oyun türü

kickbike[n]

tekmelekli bisiklet,ayakla itmeli bisiklet

kickboard[n]

yüzme tahtası,yüzme simidi

kickboxer[n]

kickboksçu,kickboks sporcusu

kickboxing[n]

kickboks,tekme boks

kicked to the curb[adj]

sert bir şekilde reddedilmiş,acımasızca terk edilmiş

kicker[n]

tekmeci,kicker

kickflip[n]

kickflip,tekme çevirme

kicking[v]

harika,müthiş

kicks[n]

ayakkabı

kid[n][v]

küçük çocuk • espri yapmak

kiddie fiddler[n]

çocuk tacizcisi,pedofil

kidfucker[n]

alçak,aşağılık

kidnap[v]

adam kaçırmak

kidnaper[n]

kaçıran,fidye için adam kaçıran

kidnapper[n]

adam kaçıran kimse

kidnapping[n]

adam kaçırma

kidney[n]

böbrek

kidney bean[n]

meksika fasulyesi

kidney cancer[n]

böbrek kanseri

kidney pie[n]

böbrek turtası

kidney stone[n]

böbrek taşı

kike dyke[n]

Yahudi lezbiyen,lezbiyen Yahudi

kiki[n]

bir dedikodu sohbeti,bir kıkırdayan sohbet

kilim[n]

kilim

kill[v][n]

öldürmek • öldürme

kill it[phrase]

bir şeyi yapmakta üstün olmak

kill off[v]

yok etmek,ortadan kaldırmak

kill or cure[phrase]

ya hep ya hiç

kill time[phrase]

zaman geçirmek

kill two birds with one stone[phrase]

bir taşla iki kuş vurmak

kill with kindness[phrase]

iyilikle mahcup etmek

kill-to-death ratio[n]

öldürme oranı

killdeer[n]

yağmur kuşu

killer[n][adj]

katil,öldüren • ölümcül,müthiş

killer bee[n]

katil bal arısı

killer cell[n]
killer instinct[n]

başarmak için her şeyi göze alma eğilimi

killer whale[n]

katil balina

killing[n][adj]

öldürme,cinayet • çok komik

kiln[n]

tuğla ocağı

kilobyte[n]

kilobayt

kilocalorie[n]

kilokalori,büyük kalori

kilogram[n]

kilogram

kilogram calorie[n]

kilokalori,büyük kalori

kilohertz[n]
kilometer[n]

kilometre

kilometers per hour[n]

kilometre/saat

kilowatt[n]
kilt[n]

İskoç eteği

kimbap[n]

gimbap

kimberlite[n]

kimberlit,kimberlitik kaya

kimchi[n]

kimçi

kimchi jjigae[n]

kimchi jjigae

kimono[n]

kimono

kin[n][adj]

akraba • akraba,kan bağı olan

kind[n][adj]

tür • merhametli

kind of[phrase]

az çok

kind regards[phrase]

içten dileklerimle

kind-hearted[adj]

iyi kalpli

kindergarten[n]

ana okulu

kindhearted[adj]

iyi kalpli

kindle[v][n]

alevlendirmek • bir grup genç hayvan

kindled[adj]

tutuşturulmuş,ateşlenmiş

kindly[adv][adj]

nazikçe • nazik,şefkatli

kindness[n]

kibarlık

kindred[adj][n]

benzer • akraba,aile

kindred spirit[n]

ruh ikizi

kine[n]

inek

kinematics[n]

kinematik

kinesiology[n]

kinezyoloji,insan hareketi bilimi

kinesthetic learning[n]

kinestetik öğrenme,hareket yoluyla öğrenme

kinetic[adj]

devimsel

kinetic art[n]

kinetik sanat

kinetic energy[n]

kinetik enerji,hareket enerjisi

kinetic photography[n]

hareketli fotoğrafçılık

kinetosis[n]

kinetoz,hareket hastalığı

kinfolk[n]

akraba

king[n]

kral

king cobra[n]

kral kobra

king of beasts[n]

hayvanların kralı,aslan

king of the hill[phrase]

zirvenin sahibi

king of the road[phrase]
king orange[n]

bir tür portakal çeşidi

king penguin[n]

kral penguen

king pillow[n]

büyük boy yastık

king salmon[n]

kral somon,chinook somonu

king snake[n]

kral yılanı

king-size[adj]

devasa,kral boyut

king-size bed[n]

büyük yatak

king's indian defense[n]

Kral Hint savunma

kingbird[n]

tyrannus

LanGeek
Uygulamayı İndir