Ara
wissen
01
bilmek, tanımak
Etwas im Kopf haben oder kennen
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzensiz
yardımcı fiil
haben
1. tekil kişi
weiß
3. tekil kişi
weiß
şimdiki zaman ortacı
wissend
basit geçmiş zaman
wusste
geçmiş zaman ortacı
gewusst
Örnekler
Ich weiß die Antwort.
Ben cevabı biliyorum.
02
yapabilmek, becerebilmek
Die Fähigkeit haben, etwas zu tun
Örnekler
Ich weiß mit Computern umzugehen.
Bilgisayarlarla başa çıkmayı biliyorum.
03
hatırlamak, anımsamak
Sich an etwas erinnern
Örnekler
Ich weiß noch ihren Namen.
Hâlâ onun adını biliyorum.
Das Wissen
01
Gesammelte Informationen und Kenntnisse
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
dilbilgisel cinsiyet
nötr
ilgi hâli biçimi
Wissens
Örnekler
Das Wissen der Menschheit wächst.



























