Ara
leben
01
yaşamak, oturmak
An einem Ort wohnen und existieren
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
yardımcı fiil
haben
1. tekil kişi
lebe
3. tekil kişi
lebt
şimdiki zaman ortacı
lebend
basit geçmiş zaman
lebte
geçmiş zaman ortacı
gelebt
Örnekler
Wir leben gerne in dieser Stadt.
Bu şehirde yaşamaktan hoşlanıyoruz.
02
geçinmek, idare etmek
Seinen Alltag bewältigen
Örnekler
Er lebt für seine Arbeit.
Yaşamak işi için.
03
yaşamak, hayatta olmak
Am Leben sein
Örnekler
Diese Tradition lebt weiter.
Bu gelenek yaşıyor.
Das Leben
01
Die Zeit zwischen Geburt und Tod
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
nötr
ilgi hâli biçimi
Lebens
çoğul biçim
Leben
Örnekler
Jeder hat nur ein Leben.



























