vageverfassung
vageverfassung
vage[adj]
vakuum[n]

vakum,boşluk

vakuumtechnik[n]
vakzination[n]
valentinstag[n]

Sevgililer Günü,Valentine Günü

valid[adj]
vampir[n]

vampir,kan emici

vanille[n]
variante[n]
variieren[v]

değişmek,farklılaşmak

vase[n]

vazo,çiçeklik

vater[n]

baba,peder

veganer[n]

vegan,vejetaryen

vegetarier[n]

vejetaryen

vegetarisch[adj]

vejetaryen

vegetation[n]

bitki örtüsü,vejetasyon

veilchen[n]

menekşe,violet

velo[n]

bisiklet,velespit

vene[n]

damar,toplardamar

ventilator[n]

vantilatör,yelpaze

venus[n]

Venüs,Venüs

verabreden[v]

randevulaşmak,buluşma ayarlamak

verabredung[n]

randevu,buluşma

verabreichen[v]

vermek,uygulamak

verabschieden[v]

vedaş etmek,hoşça kal demek

verallgemeinerung[n]

genelleme,soyutlama

veranda[n]

veranda,sundurma

veränderlich[adj]

değişken,kararsız

verändern[v]

değiştirmek,değişiklik yapmak

veränderung[n]

değişim,dönüşüm

veranlassen[v]
veranschaulichen[v]

örneklemek,açıklamak

veranstalter[n]
veranstaltung[n]

etkinlik,organizasyon

verantwortlich[adj]

sorumlu

verantwortung[n]

sorumluluk,yükümlülük

verantwortung übernehmen[phrase]
verantwortungsvoll[adj]

sorumlu,dikkatli

verarbeiten[v]
verarbeitet[adj]
verarbeitung[n]
verärgert[adj]

kızgın,sinirli

verbal[adj]
verband[n]

bandaj,sargı

verbergen[v]

saklanmak,gizlenmek

verbessern[v]

düzeltmek,iyileştirmek

verbesserung[n]
verbieten[v]

yasaklamak,men etmek

verbinden[v]

sarmak,bandajlamak

verbindlich[adj]

bağlayıcı,zorunlu

verbindlichkeit[n]
verbindung[n]

bağlantı,irtibat

verbleiben[v]

kalmak,durmak

verblüffen[v]

şaşırtmak,hayrete düşürmek

verbot[n]

yasak,men

verboten[adj]

yasak,men edilmiş

verbrauch[n]
verbrauchen[v]

tüketmek,kullanmak

verbraucher[n]
verbraucherschutz[n]
verbraucht[adj]
verbrechen[n]

suç,ağır suç

verbrecher[n]

suçlu,kriminal

verbreitet[adj]
verbreitung[n]

yayılma,dağılım

verbrennen[v]

yakmak,tutuşturmak

verbrennung[n]
verbringen[v]

geçirmek,harcamak

verbündete[n]

müttefik,ortak

verdacht[n]

şüphe,kuşku

verdächtig[adj]

şüpheli,kuşkulu

verdauen[v]
verdauung[n]
verderben[v]

kendine zarar vermek,kendini mahvetmek

verderblich[adj]

bozulabilir,çürüyebilir

verdeutlichen[v]

açıklamak,netleştirmek

verdichtung[n]
verdienen[v]

kazanmak,hak etmek

verdienst[n]

gelir,kazanç

verdrängen[v]
verdrängung[n]
verdreifachen[v]

üç katına çıkarmak,üçlemek

verehren[v]

saygı duymak,hürmet etmek

verein[n]

kulüp,dernek

vereinbaren[v]

kararlaştırmak,ayarlamak

vereinbarkeit[n]
vereinen[v]

birleştirmek,bir araya getirmek

vereinfachen[v]

basitleştirmek

vereinheitlichen[v]
vereinsamung[n]

yalnızlık,izolasyon

vereint[adj]

birleşik,birleştirilmiş

vererben[v]

miras bırakmak,vasiyet etmek

verewigen[v]
verfahren[n][v]

prosedür,süreç • ilerlemek,hareket etmek

verfallen[v]
verfallsdatum[n]

son kullanma tarihi,geçerlilik tarihi

verfassen[v]
verfasser[n]

yazar,müellif

verfasstheit[n]
verfassung[n]

anayasa,temel kanun

LanGeek
Uygulamayı İndir