verfassungsrechtvernetzt
verfassungsrechtvernetzt
verfassungsrecht[n]
verflachen[v]
verflechten[v]
verfolgen[v]

kovalamak,takip etmek

verfügbar[adj]

mevcut,kullanılabilir

verfügbarkeit[n]

mevcudiyet,erişilebilirlik

verfügen[v]

kararname çıkarmak,emretmek

verfügung[n]

yetki,otorite

verführerisch[adj]

aldatıcı,baştan çıkarıcı

verführung[n]

baştan çıkarma,ayartma

vergangen[adj]
vergangenheit[n]

geçmiş,geçen zaman

vergeblich[adj]

boşuna,nâfile

vergessen[v]

unutmak,ihmal etmek

vergiften[v]
vergiftung[n]
vergleich[n]

karşılaştırma

vergleichen[v]

karşılaştırmak,mukayese etmek

vergleichsweise[adv]

nispeten,kıyasla

vergnügen[v][n]

eğlenmek,hoş vakit geçirmek • zevk,haz

vergnügt[adj]

neşeli,mutlu

vergolden[v]

yaldızlamak,altın kaplamak

vergrößern[v]

büyütmek,genişletmek

vergütung[n]
verhaften[v]

tutuklamak,yakalamak

verhalten[v][n]

davranmak,hareket etmek • davranış,tutum

verhaltensmuster[n]

davranış kalıbı,davranış modeli

verhältnis[n]

ilişki,bağlantı

verhältnismäßig[adv]

nispeten

verhandlung[n]

müzakere,görüşme

verheimlichen[v]
verheiratet[adj]

evli,nikahlı

verhelfen[v]

elde etmesine yardım etmek,ulaşmasını sağlamak

verhindern[v]

engellemek,önlemek

verhören[v]

sorguya çekmek,sorgulamak

verifizieren[v]
verifizierung[n]
verkauf[n]

satış,ticari satış

verkaufen[v]
verkäufer[n]

satıcı,tüccar

verkehr[n]

trafik,ulaşım

verkehrsmittel[n]

ulaşım aracı,taşıt

verkehrsregel[n]
verkehrswende[n]
verkehrszeichen[n]

trafik işareti,yol işareti

verkennen[v]

yanlış değerlendirmek,yanılmak

verkleiden[v]

kılık değiştirmek,kostüm giymek

verkleinerung[n]
verknittert[adj]
verknüpfen[v]

bağlamak

verknüpfung[n]

bağlantı,ilişki

verkrampft[adj]

gergin,kasılmış

verkürzen[v]
verkürzung[n]
verlag[n]

yayınevi,yayıncı

verlagern[v]
verlangen[v]

talep etmek,istemek

verlängern[v]

uzatmak,uzunlaştırmak

verlängerung[n]
verlassen[v]

terk etmek,ayrılmak

verlässlich[adj]
verlauf[n]

seyir,gidişat

verlaufen[v]

kaybolmak

verlegenheit[n]

mahcubiyet,utangaçlık

verletzen[v]

yaralanmak,incinmek

verletzt[adj]
verletzung[n]

yaralanma,sakatlık

verlieben[v]

aşık olmak,vurulmak

verliebt[adj]

aşık,tutkun

verlieren[v]

kaybetmek,yitirmek

verlierer[n]

kaybeden,yenilen

verlobt[adj]

nişanlı

verlobungsring[n]
verlockend[adj]

cazibeli,cezbedici

verlogen[adj]

ikiyüzlü,yalancı

verlust[n]

kayıp,zarar

vermarkten[v]

pazarlamak,piyasaya sürmek

vermarktung[n]
vermehren[v]
vermeidbar[adj]

kaçınılabilir,önlenebilir

vermeiden[v]

kaçınmak,önlemek

vermengen[v]
vermerk[n]

not,açıklama

vermessen[v][adj]
vermieten[v]

kiralamak,kiraya vermek

vermieter[n]

ev sahibi,kira veren

vermietung[n]

kiralama,kira

vermindern[v]
vermischen[v]
vermissen[v]

özlemek,hasret kalmak

vermitteln[v]

sağlamak,iletmek

vermögen[n][v]

varlıklar,mal varlığı • yapabilmek,muktedir olmak

vermüllen[v]
vermuten[v]

şüphelenmek,tahmin etmek

vermutlich[adv]

muhtemelen,büyük ihtimalle

vermutung[n]
vernehmung[n]

sorgulama,ifade alma

verneinen[v]
vernetzen[v]
vernetzt[adj]

bağlı,ağlı

LanGeek
Uygulamayı İndir