glossegrundstück
glossegrundstück
glosse[n]

yergi,ironik yorum

glück[n]

şans,mutluluk

glücklich[adj]

mutlu,sevinçli

glücksspiel[n]
glückwunsch[n]

tebrik,kutlama

glühbirne[n]

ampul,akkor lambası

glühwürmchen[n]

ateş böceği,ışık böceği

gluthitze[n]

kavurucu sıcak,cehennem sıcak

gnu[n]
gokart[n]
gold[n]

altın,değerli metal

golden[adj]
goldfisch[n]

altın balık,japon balığı

goldmünze[n]
golf[n]

golf,golf oyunu

golfspiel[n]
gönnen[v]

kendine izin vermek,kendine ayırmak

googeln[v]

google'lamak,Google'da aramak

google[n]

Google,Google

gorilla[n]

goril,goril

gotisch[adj]

gotik,gotik tarzında

gott[n]

tanrı

gottesanbeterin[n]

peygamber devesi,mantis

gotteshaus[n]

kilise,ibadethane

gottesnah[adj]
gottheit[n]

tanrı,ilah

graben[v][n]
grad[n]

derece,santigrat derece

graffiti[n]

grafiti,duvar yazısı

grafik[n]

grafik,diyagram

grafikdesign[n]

grafik tasarım,grafik dizayn

grafikkunst[n]
gram[adj]

kederli,üzgün

gramm[n]

gram,gram

grammatik[n]

dilbilgisi,gramer sistemi

grammatisch[adj]
granatapfel[n]

nar,nar meyvesi

grapefruit[n]

greyfurt,altıntop

graph[n]

grafik,diyagram

gras[n]

çimen,ot

grasen[v]
grasland[n]

çayır,otlak

gratis[adv]

bedava,ücretsiz

gratulation[n]
gratulieren[v]

tebrik etmek

grau[adj]

gri,grimsi

grauen[v][n]

şafak sökmek,tan atmak • dehşet,korku

grauhaarig[adj]
graupel[n]

dolu,yumuşak dolu

grausam[adj]
gravieren[v]
greenwashing[n]
greifen[v]

tutmak,yakalamak

grenze[n]

sınır,hudut

grenzen[v]

sınırdaş olmak,komşu olmak

grenzen setzen[phrase]
grenzen überschreiten[phrase]
grenzgebiet[n]
grenzüberschreitend[adj]
griechenland[n]

Yunanistan,Yunanistan

griechisch[n][adj]

Yunan,Yunanistan

griff[n]

sap,kulp

grill[n]

ızgara,mangal

grille[n]

cırcır böceği,çekirge

grillen[v]

ızgarada pişirmek,mangal yapmak

grillieren[v]

ızgara yapmak,ızgara etmek

grillparty[n]

barbekü partisi,mangal partisi

grippe[n]

grip,influenza

groschenheft[n]
groß[adj]

büyük

großartig[adj]

harika,muhteşem

größe[n]

boyut,ebat

große trommel[n]

büyük davul,bas davul

großeltern[n]

büyükanne ve büyükbaba,dede ve nine

großfamilie[n]

geniş aile,büyük aile

großflächig[adj]

geniş ölçekli,yaygın

großleinwand[n]

büyük ekran,dev ekran

großmacht[n]

büyük güç,başat güç

großmutter[n]

büyükanne,nine

großstadt[n]

büyük şehir,metropol

größtenteils[adv]

büyük ölçüde,çoğunlukla

großvater[n]

büyükbaba,dede

großzügigkeit[n]
grübelei[n]
grün[adj]

yeşil

grünanlage[n]

yeşil alan,park

grund[n]

sebep, neden

grundeinstellung[n]

varsayılan ayar,temel ayar

gründen[v]

kurmak,oluşturmak

gründer[n]
grundgesetz[n]

Temel Kanun,Anayasa

grundierung[n]

astar,fondöten

grundlage[n]

temel,esas

grundlagenforschung[n]

temel araştırma,temel bilim araştırması

gründlich[adj]

derinlemesine,titiz

grundsatz[n]
grundsätzlich[adj]

temel,esas

grundschüler[n]
grundsicherung[n]

temel güvenlik,asgari sosyal yardım

grundstück[n]

arsa,taşınmaz mülk

LanGeek
Uygulamayı İndir