erbseermorden
erbseermorden
erbse[n]

bezelye,yeşil bezelye

erbsubstanz[n]

kalıtsal madde,genetik materyal

erdapfel[n]
erdbeben[n]
erdbeere[n]

çilek,çilek

erdbevölkerung[n]

dünya nüfusu,Dünya'nın sakinleri

erde[n]

Dünya,Yeryüzü

erderwärmung[n]
erdferkel[n]
erdgeschoss[n]

zemin kat,giriş katı

erdmännchen[n]
erdnuss[n]
erdöl[n]

ham petrol,ham yağ

erdrutsch[n]

toprak kayması,heyelan

ereignen[v]

meydana gelmek,gerçekleşmek

ereignis[n]

olay,vaka

ererbt[adj]
erfahren[v][adj]

öğrenmek,haberdar olmak • deneyimli,tecrübeli

erfahrung[n]

deneyim

erfahrungen einfließen lassen[phrase]
erfassen[v]

anlamak,kavramak

erfinden[v]

icat etmek

erfinderisch[adj]

yaratıcı,mucit ruhlu

erfindung[n]

icat,buluş

erfolg[n]

başarı,muvaffakiyet

erfolgreich[adj]

başarılı,muvaffak

erfolgsrezept[n]
erfolgversprechend[adj]
erforderlich[adj]

gerekli,zorunlu

erforderlichkeit[n]
erfordern[v]

gerektirmek,talep etmek

erfordernis[n]
erfreuen[v]

sevindirmek,mutlandırmak

erfreulich[adj]
erfreulicherweise[adv]

ne mutlu ki,sevindirici şekilde

erfreut[adj]

memnun,mutlu

erfrieren[v]
erfüllen[v]
erfüllend[adj]

doyurucu,tatmin edici

erfüllung[n]

yerine getirme,gerçekleştirme

ergänzen[v]

tamamlamak,eklemek

ergänzungssatz[n]
ergattern[v]
ergeben[v]

üretmek,vermek

ergebnis[n]

sonuç,netice

ergebnisliste[n]
erglühen[v]
ergreifen[v]

tutmak,yakalamak

ergreifend[adj]

dokunaklı,etkileyici

ergriffenheit[n]

derin duygu,heyecan

erhalten[v]

almak,teslim almak

erhältlich[adj]

mevcut,elde edilebilir

erheblich[adj]

önemli,kayda değer

erhebung[n]

yükselti,tepe

erhellen[v]
erhitzen[v]
erhöhen[v]

artırmak,yükseltmek

erhöhung[n]

artış,yükselme

erholen[v]

iyileşmek,kendine gelmek

erholung[n]

dinlenme,rahatlama

erholungsbedürftig[adj]

dinlenmeye ihtiyacı olan,iyileşmeye muhtaç

erinnern[v]

hatırlamak,anımsamak

erinnerung[n]

hatıra,anı

erinnerungsvermögen[n]

hafıza yeteneği,hatırlama kabiliyeti

erkälten[v]

soğuk almak,üşütmek

erkältet sein[phrase]
erkältung[n]

soğuk algınlığı,nezle

erkennen[v]

tanımak,fark etmek

erkenntnis[n]

bilgi,anlayış

erkenntnistheorie[n]

bilgi teorisi,epistemoloji

erklären[v]

açıklamak,izah etmek

erklärung[n]

açıklama, izah

erkranken[v]
erkrankung[n]

hastalık,rahatsızlık

erkunden[v]
erkundigen[v]

sormak,bilgi almak

erkundung[n]
erlangen[v]

elde etmek,kazanmak

erlassen[v]
erlauben[v]

izin vermek,müsaade etmek

erlaubnis[n]

izin,müsaade

erlaubt[adj]

izin verilen,müsaade edilen

erläutern[v]

açıklamak,izah etmek

erläuterung[n]
erleben[v]

yaşamak,deneyimlemek

erlebnis[n]

deneyim,macera

erledigen[v]

halletmek,üstlenmek

erledigung[n]
erleichtern[v]

kolaylaştırmak,hafifletmek

erleichtert[adj]

rahatlamış,hafiflemiş

erleichterung[n]

rahatlama,ferahlama

erleiden[v]
erlernen[v]
ermäßigung[n]

indirim,iskonto

ermessen[n][v]
ermitteln[v]

araştırmak,tespit etmek

ermittler[n]
ermittlung[n]

soruşturma,araştırma

ermöglichen[v]

mümkün kılmak,olanak sağlamak

ermorden[v]

öldürmek,kasten öldürmek

LanGeek
Uygulamayı İndir