erleichtern
01
kolaylaştırmak, hafifletmek
Etwas einfacher oder weniger schwer machen
Örnekler
Offene Kommunikation erleichtert die Beziehungen.
Açık iletişim ilişkileri kolaylaştırır.
02
rahatlatmak, hafifletmek
Sich von emotionaler Last befreien
Örnekler
Sie erleichterte sich, indem sie ihrer Freundin alles anvertraute.
O, her şeyi arkadaşına anlatarak rahatladı.


























