einflussreicheinteilung
einflussreicheinteilung
einflussreich[adj]
einfügen[v]

eklemek,yerleştirmek

einfühlsam[adj]

empatik,anlayışlı

einfuhr[n]

ithalat,giriş

einführen[v]

ithal etmek,sokmak

einführung[n]

giriş,tanıtım

einführungsseminar[n]
eingabe[n]

başvuru,talep

eingang[n]

giriş,giriş yeri

eingeben[v]
eingefahren[adj]

yerleşik,alışılmış

eingehen[v]

kabul etmek,onaylamak

eingreifen[v]
eingriff[n]

müdahale,ameliyat

einhaken[v]

çengellemek,kancayla bağlamak

einheimisch[adj]

yerli,yöresel

einheimische[n]

yerli,sakin

einheimischer[n]

yerli,sakin

einheit[n]
einheitlich[adj]

tek tip

einheitskultur[n]
einholen[v]
einig[adj]

birkaç

einige[pron]
einigen[v]

anlaşmak,uzlaşmak

einigermaßen[adv]

oldukça,biraz

einigung[n]

anlaşma,uzlaşma

einkauf[n]

alışveriş,satın alma

einkaufen[v]

alışveriş yapmak,alışverişe gitmek

einkaufsbeutel[n]
einkaufsliste[n]
einkaufspassage[n]

alışveriş pasajı,alışveriş galerisi

einkaufstrip[n]
einkaufstüte[n]
einkaufszentrum[n]

alışveriş merkezi,alışveriş kompleksi

einkommen[n]

gelir,kazanç

einladen[v]

davet etmek,çağırmak

einladung[n]

davet,çağrı

einlage[n]
einlass[n]
einlassen[v]
einlegen[v]
einleiten[v]
einleitung[n]
einleitungssatz[n]
einleuchten[v]

mantıklı gelmek,anlaşılır olmak

einliefern[v]
einloggen[v]
einlösen[v]
einmal[adv]

bir kez,yalnızca

einmischen[v]

karışmak,müdahale etmek

einmischung[n]

müdahale,karışma

einnahme[n]

gelir,hasılat

einnahmequelle[n]

gelir kaynağı,kazanç kaynağı

einnehmen[v]

kazanmak,elde etmek

einordnen[v]
einpacken[v]

paketlemek,sarmak

einparken[v]
einprägen[v]

açıkça açıklamak,anlatmak

einräumen[v]
einreiben[v]

ovmak,sürerek yaymak

einreichen[v]

sunmak,teslim etmek

einrichten[v]

kurmak,düzenlemek

einrichtung[n]

mobilya,döşeme

einsam[adj]

yalnız,tek başına

einsamkeit[n]

yalnızlık,izolasyon

einsatz[n]

kullanım,istihdam

einsatzbereitschaft[n]
einsatzkleidung[n]
einschalten[v]

açmak,devreye sokmak

einschätzen[v]

tahmin etmek,değerlendirmek

einschätzung[n]

değerlendirme,tahmin

einschienenbahn[n]
einschießen[v]
einschlafen[v]

uykuya dalmak,uyuyakalmak

einschlagen[v]
einschließlich[prep]

dahil,içeren

einschneiden[v]
einschränken[v]
einschränkung[n]

kısıtlama,sınırlama

einschreiben[n][v]

taahhütlü mektup,kayıtlı posta • kaydolmak,kayıt yaptırmak

einschreibung[n]

kayıt,yazılma

einsehen[v]

anlamak,farkına varmak

einseitig[adj]

taraflı,tek taraflı

einsetzen[v]

işe almak,kullanmak

einsicht[n]
einsichtig[adj]

makul,anlayışlı

einsparen[v]
einsparmaßnahme[n]
einspeisen[v]

beslemek

einspielen[v]
einspurig[adj]

tek şeritli,tek hatlı

einstecktuch[n]
einsteigen[v]

binmek

einstellen[v]

işe almak,kadroya almak

einstellung[n]

tutum,davranış

einstig[adj]

eski,önceki

eintauchen[v]

daldırmak,batırmak

einteiler[n]

tulum,tek parça kıyafet

einteilung[n]
LanGeek
Uygulamayı İndir