Ara
user
01
tüketmek, yıpratmak
affaiblir progressivement (une personne, une ressource)
Örnekler
Les disputes quotidiennes usent leur mariage.
Günlük tartışmalar evliliklerini yıpratır.
02
aşınmak
se détériorer avec l'usage ou le temps
Örnekler
Le tissu de ce canapé s' use trop vite.
Bu kanepenin kumaşı çok hızlı aşınır.
03
tükenmek, yorulmak
se fatiguer excessivement
Örnekler
Tu vas t' user si tu continues à stresser autant.
Bu kadar stres yapmaya devam edersen kendini yıpratacaksın.
04
kullanmak, yararlanmak
faire usage de quelque chose (un droit, une qualité, un moyen)
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
use
1. çoğul kişi
usons
gelecek zamanda 1. kişi
userai
geçmiş zaman ortacı
usé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
usions
Örnekler
Il a usé de tous les moyens pour réussir.
Başarmak için tüm yolları kullandı.



























