Ara
servir
01
hizmet etmek, servis yapmak
donner un produit ou un service à un client
Örnekler
Elle sert un client exigeant.
O, talepkar bir müşteriye hizmet eder.
02
servis yapmak, hizmet etmek
donner ou fournir quelque chose à quelqu'un
Örnekler
La boutique sert des produits locaux.
Dükkan yerel ürünler servis eder.
03
kullanmak
utiliser quelque chose pour soi-même
Örnekler
Il se sert du couteau pour couper le pain.
Kullanır bıçağı ekmeği kesmek için.
04
servis atmak, servis yapmak
lancer la balle pour commencer le jeu
Örnekler
Elle a mal servi au moment crucial.
O, kritik anda kötü servis attı.
05
yararlı olmak, işe yaramak
être utile à quelqu'un ou à quelque chose
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
sers
1. çoğul kişi
servons
gelecek zamanda 1. kişi
servirai
şimdiki zaman ortacı
servant
geçmiş zaman ortacı
servi
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
servions
Örnekler
Cette clé ne sert à rien ici.
Bu anahtar burada hiçbir işe yaramaz.
06
hizmet etmek
travailler pour quelqu'un ou être soumis à une autorité
Örnekler
Le cheval sert son maître fidèlement.
At, efendisine sadakatle hizmet eder.



























