Ara
résonner
01
yankılanmak, tınlamak
émettre ou renvoyer un son qui se fait entendre loin
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
résonne
1. çoğul kişi
résonnons
gelecek zamanda 1. kişi
résonnerai
geçmiş zaman ortacı
résonné
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
résonnions
Örnekler
Les paroles de l' orateur résonnent dans le cœur des auditeurs.
Konuşmacının sözleri dinleyicilerin kalbinde yankılanır.



























