Ara
La pêche
[gender: feminine]
01
balıkçılık, avcılık
activité pour attraper des poissons dans l'eau
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
dişil
Örnekler
Elle a appris la pêche avec son grand-père.
O, balık tutmayı büyükbabasından öğrendi.
02
şeftali
un fruit d'été avec une chair sucrée et une peau parfois duveteuse
Örnekler
Il y a une pêche dans mon dessert.
Tatlımda bir şeftali var.
pêche
01
şeftali, şeftali rengi
qui a une teinte douce entre le rose et l'orange
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus pêche
karşılaştırma derecesi
plus pêche
derecelendirilebilir
eril tekil
pêche
eril çoğul
pêche
dişil tekil
pêche
dişil çoğul
pêche
Örnekler
Le maquillage avait des tons pêche subtils.
Makyajın ince şeftali tonları vardı.



























