la lueur
lueur
lɥœʁ
lüoer
loueur

"lueur"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

La lueur
01

parıltı, ışıltı

faible lumière qui brille doucement dans l'obscurité 
la lueur definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
dişil
çoğul biçim
lueurs
Örnekler
Une lueur faible apparaissait à l'horizon. 

Ufukta bir parıltı belirdi.

02

hafif parıltı, titrek ışık

lumière douce, vacillante et souvent mystérieuse ou rêveuse 
la lueur definition and meaning
Örnekler
La lueur de la lune enveloppait la forêt d'une magie bleutée. 

Ayın parıltısı ormanı mavimsi bir büyüyle sarıyordu.

03

parıltı, zayıf umut

faible espoir ou signe de quelque chose 
Örnekler
Il restait une lueur d'espoir dans cette situation difficile. 

Bu zor durumda bir umut ışığı kalmıştı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store