Ara
frais
01
serin, serinletici
qui est légèrement froid, mais agréable
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus frais
karşılaştırma derecesi
plus frais
derecelendirilebilir
eril tekil
frais
eril çoğul
frais
dişil tekil
fraîche
dişil çoğul
fraîches
Örnekler
Une boisson fraîche par cette chaleur fait du bien.
Bu sıcakta serin bir içecek iyi gelir.
02
taze, yeni
qui a été récemment préparé ou récolté, encore bon à consommer
Örnekler
Le jus d' orange est pressé frais.
Portakal suyu taze sıkılır.
03
qui agit de manière trop directe ou un peu insolente
Örnekler
Il fait le frais avec tout le monde.
04
taze, dinç
qui semble reposé, en forme, éclatant de vitalité
Örnekler
Il avait l' air frais après sa douche.
Duşundan sonra dinç görünüyordu.
Les frais
01
masraflar, giderler
argent qu'on dépense pour un service, une activité, ou un achat
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
frais
Örnekler
Il faut prévoir des frais supplémentaires.
Ek masraflar planlamak gerekiyor.
frais
01
yakın zamanda, yeni
de manière récente, il y a peu de temps
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
Le pain est frais sorti du four.
Ekmek fırından yeni çıkmış.



























