Ara
craquer
01
gıcırdamak, çatırdamak
faire un bruit sec et répétitif, comme un craquement ou un grincement
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
craque
1. çoğul kişi
craquons
gelecek zamanda 1. kişi
craquerai
şimdiki zaman ortacı
craquant
geçmiş zaman ortacı
craqué
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
craquions
Örnekler
Le feu de bois craque dans la cheminée.
Odun ateşi şöminede çatırdar.
02
aşık olmak, vurulmak
tomber amoureux de quelqu'un ou être très attiré par quelque chose
Örnekler
Elle a craqué sur cette chanson à la radio.
O, radyodaki o şarkıya tutuldu.



























