bouillant
bouillant
bujɑ̃
booyaa
bouillon

"bouillant"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

bouillant
01

kaynar, kaynama

qui est à l'état d'ébullition ou très chaud 
bouillant definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus bouillant
karşılaştırma derecesi
plus bouillant
derecelendirilebilir
eril tekil
bouillant
eril çoğul
bouillants
dişil tekil
bouillante
dişil çoğul
bouillantes
Örnekler
L'eau bouillante dégage une forte vapeur. 

Kaynayan su güçlü bir buhar çıkarır.

02

kaynar, sıcak

qui est très chaud au toucher ou à proximité 
bouillant definition and meaning
Örnekler
Le café bouillant brûle la langue. 

Kaynar kahve dili yakar.

03

düşüncesiz, ateşli

qui agit avec excitation ou énergie sans réfléchir 
bouillant definition and meaning
Örnekler
Il est bouillant et prend des décisions sans réfléchir. 

O düşüncesiz ve düşünmeden kararlar alıyor.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store