Ara
bouffer
01
yemek, tıkmak
manger (langage très familier, parfois vulgaire)
Örnekler
T' as déjà bouffé des escargots ?
Hiç yedin mi salyangoz?
02
oburca yemek, tüketmek
onsommer de manière excessive et vorace (ressources, énergie, argent)
Örnekler
Cette usine bouffe 1000 litres d' eau par jour.
Bu fabrika günde 1000 litre suyu tüketir.
03
şişirmek, kabartmak
faire gonfler un tissu ou matériau
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
bouffe
1. çoğul kişi
bouffons
gelecek zamanda 1. kişi
boufferai
şimdiki zaman ortacı
bouffant
geçmiş zaman ortacı
bouffé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
bouffions
Örnekler
La jupe bouffe à cause de la crinoline.
Etek, krinolin yüzünden kabarır.



























