Ara
baser
01
konuşlandırmak, yerleştirmek
installer une organisation, une personne ou une activité dans un lieu
Örnekler
Le photographe a basé son studio au rez-de-chaussée.
Fotoğrafçı stüdyosunu zemin katta kurdu.
02
dayandırmak, temellendirmek
utiliser quelque chose comme support, point de départ ou justification
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
ayrılamaz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
base
1. çoğul kişi
basons
gelecek zamanda 1. kişi
baserai
geçmiş zaman ortacı
basé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
basions
Örnekler
Il a basé son argumentation sur des exemples concrets.
Argümanını somut örnekler üzerine dayandırdı.



























