malvoyantmarsupial
malvoyantmarsupial
malvoyant[n]

görme engelli kişi,az gören kişi

maman[n]

anne,ana

mamelon[n]

meme başı,meme ucu

mamie[n]

nine,büyükanne

mammifère[n]

memeli,memeli hayvan

mammouth[n]

mamut,tüylü mamut

manager[n]

yönetici,müdür

manche[n]

kol,kol

manchette[n]
manchot[n][adj]

penguen,uçamayan deniz kuşu • eli kesik,tek kollu

mandarine[n]

mandalina,mandalina

mandat[n]

havale,postal havalesi

mandoline[n]

mandolin,mandolin çalgısı

manger[v][n]

yemek,yutmak • yiyecek,gıda

manger ses mots[phrase]
mangue[n]

mango,mango meyvesi

manhattan[n]

Manhattan,Manhattan kokteyli

maniaque[n]

takıntılı kişi,manyak

manie[n]

tik,garip alışkanlık

manier[v]
manifestant[n]

protestocu,gösterici

manifestation[n]

gösteri,protesto

manifeste[n][adj]

manifesto,beyanname • açık,belirgin

manifester[v]

protesto etmek

manipulateur[adj][n]

manipülatif,yönlendirici • manipülatör,çıkarcı

manipulation[n]
manipuler[v]
manique[n]

fırın eldiveni,ocak eldiveni

mannequin[n]

model,manken

mannequinat[n]

mankenlik,modelcilik

manquant[adj]
manquement[n]
manquer[v]
mansarde[n]

mansard oda,çatı katı

mante religieuse[n]

peygamber devesi,dua böceği

manteau[n]

palto,mont

manteau à capuchon[n]

kapüşonlu pelerin,kapüşonlu manto

manteau de cheminée[n]

şömine mantosu,şömine rafı

manucure[n]

manikürcü,tırnak bakım uzmanı

manuel[adj][n]

manuel,el ile yapılan • ders kitabı,okul kitabı

manuel scolaire[n]

ders kitabı,okul kitabı

manuscrit[adj]

el yazısıyla yazılmış,el yazısı

maquereau[n]

uskumru,uskumru balığı

maquette[n]

maket,model

maquillage[n]

makyaj,makyaj malzemeleri

maquiller[v]

makyaj yapmak,makyaj sürmek

maquilleur[n]

makyaj sanatçısı,makyöz

marais[n]

bataklık,sazlık

marang[n]

marang,yeşil pürüzlü kabuklu, tatlı, kremsi ve şekerli etli büyük yuvarlak tropikal meyve

marasme[n]

durgunluk,düşüş

marathon[n]

maraton,maraton koşusu

marbre[n]

mermer,mermer taşı

marchand d'art[n]

sanat tüccarı,sanat simsarı

marchandage[n]

pazarlık,müzakere

marchander[v]

pazarlık etmek,pazarlık yapmak

marchandise[n]
marche[n]

yürüyüş,yürüme

marché[n]

pazar,çarşı

marché noir[n]

kara borsa,yasadışı pazar

marcher[v]

yürümek,yürüyüş yapmak

marcher sur[v]

üzerine basmak,adım atmak

mardi[n]

salı,salı günü

marécageux[adj]
marée[n]

gelgit,med cezir

marée noire[n]

kara gelgit,petrol sızıntısı

marelle[n]

seksek,körebe

margarine[n]

margarin

margarita[n]

margarita,margarita (kokteyl)

marge[n]

kenar boşluğu,sayfa boşluğu

marguerite[n]

papatya,margarit

mari[n]

koca,eş

mariage[n]

evlilik,nikâh

mariage civil[n]

sivil evlilik,resmi nikâh

marié[adj][n]

evli • damat,güvey

marier[v]

evlenmek,nikâh kıymak

marimba[n]

marimba,marimba

marin[adj]

deniz,denizle ilgili

mariné[adj]

marine edilmiş,terbiyeli

mariner[v]

marine etmek,terbiyelemek

marionnette[n]

kukla,kukla

marionnettiste[n]

kuklacı,kukla oynatıcısı

maritime[adj]

denizcilik,deniz

marketing[n]

pazarlama,marketing

marlin[n]

marlin,kılıç balığı

marmite[n]

tencere,kazan

marmonner[v]

mırıldanmak,homurdanmak

marmotte[n]
marmotte américaine[n]

Amerikan dağ sıçanı,Amerika yer sincabı

maroc[n]
marocain[adj][n]
maroquinerie[n]
marquant[adj]

unutulmaz,dikkat çekici

marque[n]

marka,firma

marque-page[n]

kitap ayracı,yer işareti

marquer[v]

gol atmak,sayı yapmak

marquis[n]
marron[n][adj]

kestane,kestane meyvesi • kestane rengi,kahverengi

mars[n]

mart,mart ayı

marsouin[n]
marsupial[n]

keseli hayvan,marsupial

LanGeek
Uygulamayı İndir