mamaltraiter
mamaltraiter
ma[adj]
macabre[adj]

ürkütücü,ölümle ilgili

macaron[n]

makaron,bademli kurabiye

macaroni[n]

makarna,makaron

macaroni au fromage[n]

makarna peynirli,peynirli makarna

macchiato[n]

makiyato,lekeli kahve

mâcher[v]

çiğnemek,dişlerle ezmek

machinalement[adv]

mekanik olarak,otomatik olarak

machine[n]
machine à café[n]

kahve makinesi,kahveci

machine à coudre[n]

dikiş makinesi,dikiş makinası

machine à espresso[n]

espresso makinesi,espresso yapma makinesi

machine à laver[n]

çamaşır makinesi,yıkama makinesi

machine à pain[n]

ekmek makinesi,ekmek yapma makinesi

machine à popcorn[n]

patlamış mısır makinesi,mısır patlatma makinesi

machine à sous[n]

slot makinesi,kumar makinesi

mâchoire[n]

çene,alt çene

maçon[n]

duvarcı,taş ustası

madame[n]

hanımefendi,bayan

mademoiselle[n]

bayan,hanımefendi

magasin[n]

mağaza,dükkan

magazine[n]

dergi,mecmua

magenta[adj]

magenta,magenta renginde

magicien[n]

sihirbaz,büyücü

magie[n]

büyü,sihir

magique[adj]

büyülü,sihirli

magistral[adj]

usta işi,ustaca

magistrat[n]
magistrature[n]
magnétique[adj]

manyetik,çekici

magnétisme[n]
magnifique[adj]

muhteşem,harika

magnolia[n]

manolya,manolya ağacı

magret[n]
mai[n]

mayıs,mayıs ayı

maigre[adj]

zayıf,sıska

maigre comme un clou[phrase]
maigrichon[adj]

zayıf,cılız

maigrir[v]

zayıflamak,kilo vermek

mail[n]

e-posta,elektronik posta

maille[n]

halka,zincir halkası

maillet[n]

tokmak,tahta çekiç

maillot[n]

spor gömleği,spor forması

maillot de bain[n]

mayo,plaj kıyafeti

main[n]

el

main-d'œuvre[n]

iş gücü,emek

mainate[n]

myna kuşu,myna

maine coon[n]

maine coon,maine coon kedisi

maintenant[adv]

şimdi

maintenir[v]

sürdürmek,korumak

maintien[n]

bakım,koruma

mairie[n]

belediye binası,belediye

mais[conj]

ama, fakat

maïs[n]

mısır,darı

maison[n][adj]

ev,konut • ev yapımı,evde yapılmış

maison de poupée[n]

oyuncak ev,bebek evi

maison flottante[n]

yüzen ev,yüzer ev

maître[n]

öğretmen,hoca

maître de ballet[n]

bale ustası,bale öğretmeni

maître de conférences[n]
maître-nageur[n]

cankurtaran,havuz görevlisi

maîtrise[n]

yüksek lisans,master derecesi

maîtriser[v]

ustalaşmak,hâkim olmak

majestueux[adj]

heybetli,görkemli

majeur[adj][n]

önemli,başlıca • yetişkin,reşit

majorité[n]

çoğunluk,ekseriyet

mal[n][adv][adj]

ağrı,acı • kötü,yanlış • kötü,yanlış

mal à l'aise[adj]

rahatsız,huzursuz

mal coiffé[phrase]
mal de mer[n]

deniz tutması,deniz hastalığı

mal de tête[n]

baş ağrısı,baş sızısı

mal digéré[n]

hazımsızlık,sindirim bozukluğu

malade[adj]

hasta,rahatsız

malade comme un chien[phrase]
maladie[n]

hastalık,rahatsızlık

maladie mentale[n]

zihinsel hastalık,ruhsal hastalık

maladroit[adj]

beceriksiz,sakar

malaise[n]

rahatsızlık,huzursuzluk

malbouffe[n]

abur yiyecek,sağlıksız yiyecek

malchance[n]

kötü şans,uğursuzluk

malchanceux[adj]

şanssız,talihsiz

malédiction[n]

lanet,büyü

malentendant[adj][n]

işitme güçlüğü çeken,işitme zorluğu olan • kısmi işitme engelli kişi,işitme kaybı olan kişi

malentendu[n]

yanlış anlama,yanlış anlaşılma

malfaiteur[n]
malgré[prep]

rağmen

malheureusement[adv]

ne yazık ki,maalesef

malheureux[adj]
malheureux comme les pierres[phrase]
malhonnête[adj]
malhonnêteté[n]

dürüst olmama,sahtekârlık

malin[adj]

kurnaz,zeki

malin comme un singe[phrase]
malintentionné[adj]
malléable[adj]

esnek,şekillendirilebilir

mallette[n]

çanta,evrak çantası

malmener[v]
malnutrition[n]

yetersiz beslenme,malnütrisyon

malsain[adj]

sağlığa zararlı,sağlıksız

maltraiter[v]

kötü davranmak,eziyet etmek

LanGeek
Uygulamayı İndir