infuserintermédiaire
infuserintermédiaire
infuser[v]

demlemek,demlenmeye bırakmak

infusion[n]

bitki çayı,infüzyon

ingénieur[n]

mühendis

ingénieur civil[n]
ingénieux[adj]

zeki,yaratıcı

ingérer[v]

yutmak,içmek

inhalateur[n]

inhalatör,inhalatör

inhaler[v]

solumak,içine çekmek

initialement[adv]
initiative[n]

inisiyatif,girişim

injecter[v]

enjekte etmek,şırınga etmek

injection[n]

enjeksiyon,iğne

injure[n]

hakaret,küfür

injuste[adj]

haksız

injustice[n]
innocent[adj]

masum,suçsuz

innombrable[adj]

sayısız,hesapsız

innovant[adj]
innovation[n]

yenilik,inovasyon

inoffensif[adj]
inondation[n]

sel,taşkın

inonder[v]

su basmak,sel basmak

inoubliable[adj]

unutulmaz,akıldan çıkmaz

inouï[adj]
inox[adj][n]
inquiet[adj]

endişeli,kaygılı

inquiéter[v]
inquiétude[n]

endişe,kaygı

insatisfait[adj]
inscription[n]

kayıt,kayıt olma

inscrire[v]

kaydetmek,kaydolmak

inscrit[adj]

kayıtlı,tescil edilmiş

insecte[n]

böcek,haşere

insécurité[n]

güvensizlik,tehlike hissi

insensé[adj]

saçma,mantıksız

inséparable[adj][n]

ayrılmaz • en yakın arkadaş,ayrılmaz

insérer[v]
insignifiant[adj]

önemsiz,değersiz

insinuation[n]
insipide[adj]
insister[v]

ısrar etmek

insolence[n]
insomniaque[adj][n]

uykusuz,uykusuzluk çeken • uykusuz,insomniyak

insomnie[n]

uykusuzluk,insomni

insouciance[n]

kaygısızlık,umursamazlık

insouciant[adj]

kaygısız,tasasız

inspecter[v]

denetlemek,kontrol etmek

inspecteur[n]

müfettiş,denetçi

inspection[n]
inspiration[n]

ilham,esin

instable[adj][n]

dengesiz,istikrarsız • kararsız kişi,dengesiz kişi

installation[n]

yerleşme,kurulum

installation artistique[n]

sanat enstalasyonu

installer[v]

kurmak

instamment[adv]
instant[n]
instaurer[v]
institut[n]

enstitü,kurum

instituteur[n]

öğretmen,ilkokul öğretmeni

institution[n]

kurum,müessese

instructif[adj]

öğretici,eğitici

instrument[n]

enstrüman,müzik aleti

instrument à anche[n]

kamışlı çalgı,dilli çalgı

instrument à cordes[n]

telli çalgı,yaylı çalgı

instrument à vent en bois[n]

tahta üflemeli çalgı,ahşap üflemeli çalgı

instrumentiste[n]

enstrümantalist,çalgıcı

insuffisant[adj]

yetersiz,eksik

insulte[n]

hakaret,aşağılama

insulter[v]

hakaret etmek,aşağılamak

insupportable[adj]

dayanılmaz,katlanılmaz

insurrection[n]
intégralement[adv]
intégralité[n]
intégration[n]

entegrasyon,bütünleşme

intégrer[v]

katmak,bütünleştirmek

intellectuel[adj][n]

entelektüel,zihinsel • entelektüel,düşünür

intelligence artificielle[n]

yapay zeka,YZ

intelligent[adj]

zeki,akıllı

intempéries[n]
intemporel[adj]
intense[adj]

yoğun,şiddetli

intensif[adj]

yoğun,şiddetli

intensifier[v]

yoğunlaştırmak,şiddetlendirmek

intensité[n]

yoğunluk,şiddet

intention[n]

niyet,amaç

interaction[n]
interculturel[adj]
interdiction[n]
interdire[v]

yasaklamak,men etmek

interdisciplinarité[n]
interdit[adj]

yasak,men edilmiş

intéressant[adj]

ilginç,merak uyandıran

intéresser[v]

ilgilendirmek,alakadar etmek

intérêt[n]

fayda,yarar

intérieur[n][adj]

iç,iç kısım • iç,dahili

intérim[n]

geçici dönem,ara dönem

interjection[n]

ünlem,nida

interlocuteur[n]

muhatap,konuşmacı

interloquer[v]

şaşırtmak,afallatmak

intermédiaire[n][adj]

aracı,komisyoncu • ara,orta

LanGeek
Uygulamayı İndir