habilehistorique
habilehistorique
habile[adj]

becerikli,maharetli

habilement[adv]

becerikli bir şekilde,ustalıkla

habillé[adj]

giyinik,şık giyinmiş

habillement[n]
habiller[v]

giydirmek,üstüne giysi giydirmek

habitant[n]

sakin,oturan

habitat[n]

habitat,doğal yaşam alanı

habitation[n]

konut,mesken

habiter[v]

yaşamak,oturmak

habitude[n]

alışkanlık,huy

habitudes alimentaires[n]

beslenme alışkanlıkları,yeme alışkanlıkları

hache[n]

balta,keski

hacher[v]

kıymak,doğramak

hachette[n]

balta,küçük balta

hachoir[n]

et kıyma makinesi,kıyma makinesi

hack[n]
haie[n]
haine[n]

nefret,kin

haïr[v]

nefret etmek

hall[n]

hol,giriş salonu

hall d'entrée[n]

giriş holü,vestiyer

haltère[n]

dambıl,halter

haltérophilie[n]

halter,ağırlık kaldırma

hamac[n]

hamak,salıncak yatak

hamburger[n]

hamburger

hamster[n]

hamster,cırlak sıçan

hanche[n]

kalça,uyluk eklemi

handball[n]

hentbol,el topu

handicap[n]

engellilik,özürlülük

handicapant[adj]

engelleyici,sınırlayıcı

handicapé[adj][n]

engelli,özürlü • engelli kişi,özürlü

hang drum[n]

hang drum,hang

hanté[adj]

perili,hayaletli

harcèlement[n]
hardiment[adv]

cesurca,korkusuzca

haricot[n]

fasulye,barbunya

haricot vert[n]

yeşil fasulye,taze fasulye

harmonica[n]

armonika,mızıka

harmonie[n]

uyum,ahenk

harmonieux[adj]

ahenkli,uyumlu

harmonisation[n]
harmoniser[v]
harnais[n]

paraşüt kayışı,paraşüt kuşamı

harpe[n]

arp,harpa

hasardeux[adj]

riskli,tehlikeli

hâte[n]

acele,telaş

hâter[v]

hızlandırmak,acele ettirmek

hausse[n]

artış,yükseliş

hausser les épaules[phrase]
haut[adj][n][adv]

yüksek,yüce • bluz,tişört • yukarıda,yüksekte

haut vol[adj]

yüksek uçan,büyük başarılı

haut-parleur[n]

hoparlör,ses yükseltici

hautbois[n]

obua,obua çalgısı

hauteur[n]

yükseklik,irtifa

hebdomadaire[n][adj]

haftalık dergi,haftalık yayın • haftalık,her hafta

hébergement[n]

konaklama,barınma

hébraïque[adj]
hectare[n]

hektar

hélice[n]

pervane,pervane kanadı

hélicoptère[n]

helikopter

hémisphère[n]

yarım küre,kürenin yarısı

hendécagone[n]

hendekagon,onbirgen

hennir[v]

kişnemek,at sesi çıkarmak

heptagone[n]

yedigen,yedi kenarlı şekil

herbe[n]

ot,çimen

herbivore[n][adj]

otçul,herbivor • otçul,bitkiyle beslenen

hérédité[n]
hérésie[n]
hérisson[n]
héritage[n]

miras,kalıt

héroïne[n]

kahraman,kadın başrol

héroïque[adj]
héros[n]

kahraman,baş karakter

hésitant[adj]

tereddütlü,kararsız

hésitation[n]

tereddüt,kararsızlık

hésiter[v]

tereddüt etmek

heure[n]

saat,an

heureusement[adv]

neyse ki,şans eseri

heureux[adj]

mutlu,sevinçli

heureux comme un poisson dans l'eau[phrase]
heurt[n]
heurter[v]

çarpmak,vurmak

hexagonal[adj][n]

altıgen,heksagonal • heksagonal,metropol Fransızı

hexagone[n]

Altıgen,Fransa'nın altıgen şekli

hexagramme[n]

heksagram,altı köşeli yıldız

hi-fi[n]

yüksek sadakat sistemi,hi-fi sistemi

hiberner[v]

kış uykusuna yatmak,kışlamak

hibou[n]

baykuş,puhu

hideux[adj]

çirkin,iğrenç

hier[adv]

dün,bir önceki gün

hiérarchie[n]

hiyerarşi,düzen hiyerarşisi

hilare[adj]

neşeli,güleryüzlü

hip-hop[n]

hip-hop,hip hop

hippocampe[n]

denizatı,deniz aygırı

hippopotame[n]

hipopotam,su aygırı

hirondelle[n]

kırlangıç,kırlangıç kuşu

histoire[n]

tarih,tarih

historien[n]

tarihçi

historiographie[n]
historique[adj]

tarihi,tarihsel

LanGeek
Uygulamayı İndir