Ara
habiter
01
yaşamak, oturmak
vivre dans un lieu
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
habite
1. çoğul kişi
habitons
gelecek zamanda 1. kişi
habiterai
şimdiki zaman ortacı
habitant
geçmiş zaman ortacı
habité
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
habitions
Örnekler
Il habite avec ses parents.
Yaşar ebeveynleriyle.
02
doldurmak, kaplamak
remplir le cœur ou l'esprit de quelqu'un
Örnekler
Le souvenir de son enfance habite sa mémoire.
Çocukluğunun anısı hafızasını doldurur.



























