Ara
sobresaltar
01
ürpertmek, korkutmak
provocar sorpresa o susto a alguien de manera repentina
Örnekler
Se sobresaltó cuando recibió la llamada inesperada.
Beklenmedik çağrıyı aldığında irklendi.
02
sıçramak, ürpermek
saltar o reaccionar bruscamente por sorpresa o susto
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
sobresalto
3. tekil kişi
sobresalta
şimdiki zaman ortacı
sobresaltando
basit geçmiş zaman
sobresaltó
geçmiş zaman ortacı
sobresaltado
Örnekler
Me sobresalté al ver la araña.
Örümceği görünce ürperdim.
Leksikal Ağaç
sobresaltar
sobre
saltar



























