Ara
acobardar
01
korkutmak, yıldırmak
sentir miedo o intimidación que hace que alguien se sienta débil o retroceda
Örnekler
Se acobardó al escuchar los gritos de advertencia.
Uyarı çığlıklarını duyunca korkup sinmişti.
Ara
korkutmak, yıldırmak