El marcador
[gender: masculine]
01
skor tabelası, puan tablosu
tablero que muestra los puntos o resultados en un juego o competencia
Örnekler
Los hinchas miran el marcador con atención.
Taraftarlar skor tabelasını dikkatle izliyor.
02
yer imi, sık kullanılan
un enlace guardado en un navegador para acceder rápidamente a una página web
Örnekler
Sincronicé mis marcadores entre el teléfono y el portátil.
Telefonum ve dizüstü bilgisayarım arasında yer imlerimi senkronize ettim.
03
yer işareti, kitap ayracı
un objeto para marcar la página de un libro
Örnekler
Este marcador es muy colorido.
Bu yer işareti çok renkli.



























