Ara
informar
01
bilgilendirmek, haber vermek
comunicar noticias, datos o información a alguien
Örnekler
Es mi deber informarte de tus derechos.
Seni hakların hakkında bilgilendirmek benim görevimdir.
02
bilgi edinmek
adquirir noticias o conocimientos por cuenta propia sobre un asunto
Örnekler
Ellos se informan a través de internet.
Onlar internet aracılığıyla bilgi edinirler.



























