deslumbrar
01
hayran bırakmak
causar gran admiración o asombro en alguien
Örnekler
La innovación del proyecto deslumbró a la empresa.
Projenin yeniliği şirketi büyüledi.
02
göz kamaştırmak, kör etmek
causar que alguien no pueda ver temporalmente por la intensidad de la luz
Örnekler
Me deslumbró el brillo de los diamantes.
Elmasların parlaklığı beni göz kamaştırdı.



























