desanimado
01
cesareti kırılmış, moral bozukluğu yaşayan
que ha perdido el ánimo, la motivación o la esperanza
Örnekler
Los estudiantes estaban desanimados por los resultados.
Öğrenciler sonuçlardan cesaretini kaybetmişti.
02
sıkıcı, ilgisiz
que provoca aburrimiento o falta de interés
Örnekler
La fiesta estuvo desanimada sin música ni juegos.
Müzik veya oyun olmadan parti sıkıcıydı.



























