Ara
corromper
01
rüşvet vermek, yozlaştırmak
dar dinero o regalos a alguien para que actúe de forma deshonesta
Örnekler
La ley castiga a quien intente corromper a un agente de policía.
Kanun, bir polis memurunu rüşvet vermeye çalışan herkesi cezalandırır.
02
yozlaştırmak, bozmak
hacer que alguien o algo se vuelva deshonesto o inmoral
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
corrompo
3. tekil kişi
corrompe
şimdiki zaman ortacı
corrompiendo
basit geçmiş zaman
corrompió
geçmiş zaman ortacı
corrompido
Örnekler
El filósofo argumentaba que el dinero fácil siempre corrompe el carácter.
Filozof, kolay paranın karakteri her zaman bozduğunu savunuyordu.



























