Ara
chispear
01
parıldamak, ışıldamak
brillar con pequeños destellos o chispas de luz
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
1. tekil kişi
chispeo
3. tekil kişi
chispea
şimdiki zaman ortacı
chispeando
basit geçmiş zaman
chispeó
geçmiş zaman ortacı
chispeado
Örnekler
La nieve chispeaba en la montaña.
Kar dağda parıldıyordu.
02
parıldamak, ışıldamak
emitir pequeñas chispas de luz o fuego
Örnekler
El fuego chispeaba entre las ramas secas.
Ateş kuru dallar arasında kıvılcım saçıyordu.
03
çiselemek
llover suavemente en forma de gotas muy finas
Örnekler
Salimos aunque estaba chispeando.
Hafif çiselerken dışarı çıktık.



























