Ara
avalar
01
garanti etmek, kefil olmak
respaldar o garantizar el cumplimiento o validez de algo o alguien
Örnekler
Nadie quiso avalar su deuda.
Kimse onun borcunu onaylamak istemedi.
02
onaylamak, garanti etmek
dar aprobación o validar oficialmente algo
Örnekler
No se puede avalar esa decisión.
Bu karar onaylanamaz.



























