Ara
ardiente
01
yanık, ateşli
muy caliente al tacto o al gusto
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
el más ardiente
karşılaştırma derecesi
más ardiente
derecelendirilebilir
eril tekil
ardiente
eril çoğul
ardientes
dişil tekil
ardiente
dişil çoğul
ardientes
Örnekler
La sopa recién hecha está ardiente.
Yeni yapılmış çorba kaynar.
02
tutkulu, yoğun
muy intenso o apasionado, fuerte en sentimientos o emociones
Örnekler
Era un debate ardiente sobre política.
Politika hakkında ateşli bir tartışmaydı.
03
tutkulu, ateşli
lleno de pasión o deseo intenso
Örnekler
El amor ardiente los consumía.
Tutkulu aşk onları tüketiyordu.



























