Ara
acostumbrar
01
alışkın olmak
tener la costumbre de algo o estar habituado a ello
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
durum fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
acostumbro
3. tekil kişi
acostumbra
şimdiki zaman ortacı
acostumbrando
basit geçmiş zaman
acostumbró
geçmiş zaman ortacı
acostumbrado
Örnekler
Él está acostumbrado a las largas caminatas.
Uzun yürüyüşlere alışkın.
02
alışmak, alışkanlık haline getirmek
tener la costumbre de hacer algo o adaptarse a algo
Örnekler
Se acostumbraron a vivir en la ciudad después de mudarse.
Taşındıktan sonra şehirde yaşamaya alıştılar.
03
alıştırmak
hacer que alguien adquiera una costumbre o se habitúe a algo
Örnekler
Acostumbramos a nuestro perro a caminar por la ciudad.
Köpeğimizi şehirde yürümeye alıştırmak.



























