abatir
01
düşürmek
derribar algo disparando
Örnekler
Intentaron abatir al pájaro con una escopeta.
Kuşu bir av tüfeğiyle vurup düşürmeye çalıştılar.
02
yıkmak, yok etmek
derribar o destruir una estructura u objeto
Örnekler
Abatieron la chimenea del edificio antiguo.
Eski binanın bacasını yıktılar.
03
yenmek
vencer o derribar a alguien en combate o competencia
Örnekler
El ejército abatió a las fuerzas invasoras.
Ordu, işgalci güçleri yendi.
04
dalış yapmak, üzerine çullanmak
descender de manera rápida o perder ánimo
Örnekler
La bandada de aves se abatió sobre el campo de cultivo.
Kuş sürüsü, ekin tarlasının üzerine indi.
05
cesaretini kırmak, moralini bozmak
sentirse desanimado, triste o sin ánimo ante una situación difícil
Örnekler
Se abatieron al ver la destrucción causada por la tormenta.
Fırtınanın neden olduğu yıkımı görünce moral bozukluğu yaşadılar.



























