Ara
llover
01
yağmak
caer agua de las nubes en forma de lluvia
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
1. tekil kişi
lluevo
3. tekil kişi
llueve
şimdiki zaman ortacı
lloviendo
basit geçmiş zaman
lloví
geçmiş zaman ortacı
llovido
Örnekler
Si llueve, no iremos al parque.
Eğer yağmur yağarsa, parka gitmeyeceğiz.
02
yağmak
recibir algo en gran cantidad o de forma abundante
Örnekler
En cuanto abrió la tienda, le llovieron pedidos.
Mağazayı açar açmaz, siparişler yağdı.



























