pensar
[past form: pensé][present form: pienso]
01
düşünmek
usar la mente para formar ideas o reflexionar sobre algo
Örnekler
¿ Has pensado en cambiar de trabajo?
İş değiştirmeyi düşündün mü ?
02
inanmak, düşünmek
creer o tener una opinión sobre algo o alguien
Örnekler
Pensamos que él llegará tarde.
Düşünmek onun geç geleceğini.
03
niyet etmek, planlamak
tener la intención o plan de hacer algo
Örnekler
Ella piensa empezar un negocio propio.
O, kendi işini kurmayı düşünüyor.
04
kendini görmek, kendini hayal etmek
considerarse o imaginarse a uno mismo de una manera determinada
Örnekler
Me pienso una persona amable y generosa.
Kendimi kibar ve cömert bir insan olarak düşünüyorum.



























