Ara
permitir
01
izin vermek
dar permiso o autorización para que alguien haga algo
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
permito
3. tekil kişi
permite
şimdiki zaman ortacı
permitiendo
basit geçmiş zaman
permití
geçmiş zaman ortacı
permitido
Örnekler
El jefe permitió tomar vacaciones esta semana.
Patron bu hafta tatil yapmaya izin verdi.
02
izin vermek
hacer que algo sea posible o factible
Örnekler
La ventilación adecuada permite un ambiente más saludable.
Uygun havalandırma daha sağlıklı bir ortam sağlar.



























