Ara
saltar
[past form: salté][present form: salto]
01
atlamak
elevarse del suelo con impulso para moverse hacia arriba o hacia adelante
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
1. tekil kişi
salto
3. tekil kişi
salta
şimdiki zaman ortacı
saltando
basit geçmiş zaman
salté
geçmiş zaman ortacı
saltado
Örnekler
No saltés tan alto, podrías lastimarte.
O kadar yükseğe zıplama, kendini incitebilirsin.
02
ihlal etmek, çiğnemek
no respetar una regla o ley intencionalmente
Örnekler
Ella se saltó el toque de queda.
O, sokağa çıkma yasağını çiğnedi.
03
patlamak, köpürmek
reaccionar con ira repentina y violenta, especialmente ante una provocación
Örnekler
No sé qué le dije para que saltara así.
Onun böyle parlaması için ne dediğimi bilmiyorum.



























