Ara
El salón
[gender: masculine]
01
salon, oturma odası
habitación amplia de una casa donde se recibe a las visitas o se pasa tiempo en familia
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
salones
Örnekler
Comimos en el salón porque hacía frío en la cocina.
Oturma odasında yedik çünkü mutfakta soğuktu.
02
salon, hol
espacio grande en un edificio para reuniones, eventos o actividades
Örnekler
Reservamos el salón para la reunión anual.
Yıllık toplantı için salonu ayırttık.



























