vivir
[past form: viví][present form: vivo]
01
ikamet etmek
residir o habitar en un lugar
Örnekler
Vivía en un pueblo pequeño antes.
Yaşıyordum küçük bir kasabada önceden.
02
yaşamak
tener vida o mantenerse con vida
Örnekler
Mientras viva, cuidaré de ti.
Yaşadığım sürece, sana bakacağım.



























