Ara
mirar
01
bakmak, gözlemlemek
dirigir la vista hacia algo o alguien para observarlo
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
miro
3. tekil kişi
mira
şimdiki zaman ortacı
mirando
basit geçmiş zaman
miré
geçmiş zaman ortacı
mirado
Örnekler
Miramos las estrellas en el cielo.
Gökyüzündeki yıldızlara bakıyoruz.
1.1
bakmak, göz atmak
fijar la vista o dirigir la atención visual
Intransitive
Örnekler
Miré a mi alrededor para encontrar el camino.
Yolu bulmak için etrafıma bakındım.
02
bakmak
estar situado o dirigido hacia una dirección o punto específico
Örnekler
El balcón mira al parque.
Balkon parka bakıyor.



























